18 Ekim 2010

Harire

Harirenin hikayesi çocukluğuma dayanır. Arap kökenli oluşumuzdan mutfağımızda yer alan bu tatlı aslında bir kahvaltı seçeneğidir. Arada sırada yapılan, yanına beyaz peynir ve ekmeğin eşlik ettiği bu tat bana küçükken çok garip gelirdi. Klasik kahvaltı anlayışına ters ama dedemin, anneannemin ve diğer ev halkının severek yemelerini tuhaf bulur ben de çok istemesemde yerdim.

Aradan yılllar geçince bu sevmediğim, istemeden yediğim, garip bulduğum tadı özlediğimi farkettim. Kavrulan unun ve cevizin tarçınla buluşmasından ortaya çıkan nefis kokuyu anlatamam, beni çocukluğuma götürdü.

Tabiki tarif benden değil yengemden, o yaptı ben fotoğrafladım. Yengemin ellerine sağlık çok güzel olmuştu. Bir de İrmik versiyonlusu var, belki onuda yapar paylaşırız.

Malzemeler:
4 yemek kaşığı un (tepeleme)
1/2 çay bardağı sıvıyağ/tereyağ
1 su bardağı şeker
6.5 su bardağı su (oda sıcaklığında)
Tarçın, 10 ad Ceviz, 1 yem. kaşığı sıvıyağ
Hazırlanışı:
Sıvıyağ ve un pembeleşene kadar kavrulur. Üzerine kontrollü olarak suyu eklenir. Topaklanmaması için iyice karıştırılır. Ardından şeker eklenir ve un kokusu gidene kadar yaklaşık on dakika kadar kaynatılır. Akıcı, boza kıvamında olmalı duruma göre su eklenebilir.Tabaklara paylaştırılır. Tarçın serpilir. Diğer yandan 1 yemek kaşığı sıvıyağ ve ufaltılmış cevizler kavrularak Harirenin üzerine serpiştirilir. Sıcak yada ılık olarak yenir.





4 yorum:

Fuat Gencal dedi ki...

Hayırlı haftalar, muhteşem olmuş, yengenizin ellerine sağlık.

Saygılar.

DUSBAHCESI dedi ki...

Ananem bir gun yapmisti bundan, rahmetli dedemle oturup guzelce yemislerdi beraber, bende saskin saskin izlemistim onlari:) O gunu hatirlattiniz bana ....

Uğur CAN dedi ki...

Fuat Bey teşekkürler, böyle güzel bir yorum almak yengemin hoşuna gidecektir:) İleteceğim ona.

Uğur CAN dedi ki...

Sevgili Düş Bahçesi,
Hatıraları canlandırmaya sebep olduysam ne mutlu bana. Belki bir gün sen de dener harire hakkındaki fikrini değiştirirsin. Ben değiştirdim :))

Sevgiler